Rush


Uzuuun bir aradan sonra yazmaya nereden başlayacağımı bilemediğimden sosyal medyadaki arkadaşlarıma danışayım dedim, gelen ilk istek Gucci Rush oldu. Rush hakkındaki fikirlerim genel görüşlerle pek uyuşmadığı için ve kendim çalıp kendim oynamak istemediğim için hiç düşünmemiştim bu parfümü konu etmeyi.

Ya çok sevilecek ya nefret edilecek bir parfüm olduğu söylenir, ben ne çok sever ne de nefret ederim. Lolipop gibi tatlı bir parfüm olduğu söylenir, ben buruk ve yeşilimsi bulurum. Kıpkırmızı plastik şişesinin kendisini çok iyi ifade ettiği söylenir, ben şişesiyle zıtlığından hoşlanırım.

Üst notalar: Afrika süseni taçyaprağı, şeftali, Kaliforniya gardenyası
Orta notalar: kişniş, Şam gülü, yasemin
Alt notalar: vanilya, paçuli, güve otu

Rush'ın saç spreylerini hatırlatan keskin ve kimyasal açılışı neyse ki hızla geri plana düşüyor ve orada parfümü enerjik kılma görevini sessizce devam ettiriyor. Bana kalırsa Rush'ta daha fazla bir boyut değişikliği de yok; hemencecik son halini alan bir parfüm bu. İlginçliği çok boyutluluğundan değil, notaların ta kendilerinden kaynaklanıyor. Sanki geniş ve yayvan tropikal bitki yapraklarını anımsatan bir aroma, sadece kendisini çekilir kılmaya yetecek derecede bir tatlılığın desteğiyle buğulu buğulu salınıyor. Hatta buğunun sebebi de şu dev yaprağın terlemesi.

Teşhis sanatına başvurmama da şaşmamalı. Bu parfümde resmen insan var. Göz alabildiğine boş bir odada burnumuza çarpan herhangi bir parfümü oda kokusu sanabilecekken, aynı odada Rush ile karşılaştığımızda gözümüze inat yalnız olmadığımız hissine kapılmamız muhtemel. Ya da genç sevgililer birbirlerinin giydiği kıyafetleri üzerine sinen koku için değiş tokuş ederler ya: söz konusu Rush olunca, hiç giyilmeyen bir kazak bile üzerine insan kokusu sinmiş gibi algılanabilir. Derdimi anlatabildiğimi sanıyorum, yeni örnekler bulmaya çalışan beynimi sakinleştiriyorum.

Yukarıda bahsettiğim durumun da etkisiyle, pek çok sitede bu parfümün adeta feromon etkisine sahip olduğundan bahsedilmiş. Ben de bir ara çevremdeki kadınlardan sıkça "Gucci Rush'da feromon varmış, erkekleri baştan çıkarıyormuş." sözlerini işittiğimi hatırlıyorum. Tahminimce haber uydurma yeteneği oldukça gelişmiş olan medyamızda bir ara feromon benzetmesi bilimsel bir gerçek gibi yayınlandı ve onun kurbanı olduk. Çünkü hiçbir yabancı sitede bu yönde bir açıklama yok, dahası, böyle bir hormonun parfümlerde kullanılmasının çok zor ve çok çok masraflı olduğu pek çok yerde vurgulanmış.

Mesaj kaygımızı bir kenara bırakırsak, sonuçta oldukça etkileyici ve baştan çıkarıcı, biraz da "garip" bir parfümle karşı karşıyayız. Şahsen Rush'ın notalarının, temiz parfümlerin tam zıttını yaratma amacıyla, başarıyla bir araya getirildiğini düşünüyorum.

Parfümün ambalajına ise şişeden çok kutu diyesi geliyor insanın. Bu kırmızı plastikten yapılmış parlak ve opak dikdörtgen prizma, legoları andıran her obje gibi gördüğüm anda hoşuma gitmişti. Fakat böyle iddialı bir şişeden çıkacak olan parfümü kendime yakıştırmayacağımdan emin olduğum için tanışmamız bir hayli gecikmişti. Şimdi ise buruk ve alışılmadık bir parfüm olan Rush'ın aşırı modern bir şişenin içinde bulunmasının en büyük avantajı olduğunu düşünüyorum. Sanki parfümün garipliği ile şişenin garipliği, tam da birbirinin etkisini yok edecek şekilde tasarlanmış. Rush'ın şeffaf bir şişede altın rengi bir sıvı olması gerektiğini düşünen ve bu "kalitesiz" şişeyi kınayanların aksine, bana böyle geliyor işte.

Sanırım yazdıkça da daha çok sevdim kendisini. Dedikoduların aksine, üretimden kaldırılıyor olmaması dileğiyle...

Trivia: Çok zaman önce Cansu Dere bir dergiye bu parfümü kullandığını söylemişti.

9 yorum:

Özgür Can dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Handan dedi ki...

ben 1 sezon kullandım. severim kokuyu ancak dinlene dinlene kullanmak geekiyor bence, yaz aylarında kaçınmak bir de kışlık bir koku daha çok bence

hevesli bardak dedi ki...

Aaa, bir zamanın efsane kokusu. Bunu koklayınca benim aklıma havuç geliyor hep, havuçlu kek gibi havuçlu bişeyler.

Jitterbug dedi ki...

Ben hiç kullanmadım bu parfümü, ama yazın bayacağını tahmin edebiliyorum.

hevesli bardak, ne güzel bulmuşsun, hiç aklıma gelmemişti! havuç tabii ya. :)

a.j dedi ki...

üniversiteye başladığım yıl kullandığım parfüm, eski günleri hatırlattı bana:)

Jitterbug dedi ki...

:) bana da bir zamanlar gittiğim spor salonunu hatırlatıyor, kızlardan biri duştan çıkınca hep bunu sıkardı, bütün soyunma odası rush kokardı.

seda dedi ki...

tiki kokusu! öksürük şurubunu andırıyor 1den fazla sıkıldığında:)

Yonca dedi ki...

envy me için de bi analiz yapar mısın?

sevgiler

bet dedi ki...

Bu parfümü kullanali cok yıllar oldu fakat cok fazla kullanmamıştım. Çünkü migren hastaları böyle ağır bir kokuya katlanamiorlar.kutu çöpü boylamisti resmen annem tarafından.bence o daha cok gencler için oldugundan bahsedilen Chanel candy gibi daha cok genclerin favorisi. Ama artık cok nadir rastlıyorum bu parfümü kullanana.

İzleyiciler

Twitter