YSL Rive Gauche



Ve Jitterbug için yılın Rive Gauche zamanı geldi çattı.


Bu parfümü ilk keşfettiğim dönemde kokuya bayılmakla, kullanmak için henüz çoook genç olduğum gerçeğini unutmamaya çalışmak arasında o kadar sıkışmıştım ki, kendimi bir sözle rahatlatmak durumunda kalmıştım: Ömrüm yeterse 40 yaşımdan itibaren doya doya Rive Gauche kullanacağım.

Gelin görün ki, her sene illa bir ara bu sözü biraz bükmeye, artık bu parfümün bana yakışacağı bir yaşa geldiğime inanmaya meyilleniyorum. İşin ilginci bu dönem hep de yaz mevsimine denk geliyor. Rive Gauche aldehitli, oldukça baskın, kış için önerilebilecek bir parfüm, ama ben çocukluğumun bir yaz tatilinde Akdeniz'de burnuma esen Rive Gauche'u, ve bu kokunun havadaki bütün neme karşın beni rahatsız etmekten ne kadar uzak olduğunu unutamıyorum!

1971 yılında piyasaya sürülüp o günden beri bir klasik olarak anılmakla beraber, Tom Ford'un 2000 yılında Yves Saint Laurent'in başına geçmesi ve Rive Gauche'u modernize etmeye karar vermesiyle biraz değişikliğe uğramış, şu anda orijinalinin hayranı olan insanlar tarafından kendisine sıkça burun bükülen bir yaşam sürmekte.

Şahsen bu parfümle 2000'li yıllarda tanıştığım için ben bir değişim gözlemleyebildiğimi söyleyemem. Bana kalırsa şimdiki Rive Gauche, aynı benim çocukluğumdaki, Akdeniz'deki Rive Gauche. (Ya da Rive Gauche olduğunu sandığım o parfüm.)

Üst notalar: şeftali, limon, bergamut, hanımeli
Orta notalar: gardenya, manolya, zambak, yasemin, ylang ylang
Alt notalar: amber, sandalağacı, hintbaklası, Kabe samanı, meşe yosunu

Beyaz çiçeklerin, büyüleyici parfümlerin çoğunda bulunan hintbaklasıyla ve parfüme bütün karakterini veren, insanı titreten-kendine getiren aldehitle buluşup, sanki doğada bu halde bulunuyormuşçasına uyumlu bir şekilde karışmasıyla oluşan bir harika sıvı. Aldehitin sertliğine rağmen kendince yumuşak. Üstünde mavi siyah çizgileriyle her görenin deodorant olduğunu sanmasına bayıldığım, adeta vintage bir obje; metal silindir şişe. Ve bolca kızıl kadınla göz dolduran ilanlar. İlanlar arasından favorim 2003'teki olup, o tarihten beri koca beyaz ahizeli bir telefon aradığımı da sırıtarak belirteyim.


Eğer parfüm konusunda cesur davranıyorsanız, örneğin Poison serisinden herhangi birini kullanmışlığınız varsa, 20 küsürlü veya 30 küsürlü yaşlarda bu parfümü kullanabilir ve eminim garip de karşılanmazsınız. Ben ise bu sene de pas geçeceğim, parfümeride her karşıma çıktığında bir kere fıslatacağım. Hatta çekinmeyeyim, aklıma geldiği gibi ifade edeyim: "Ben bu kadar karakterli bir parfüm kullanmaya hazır değilim." Seine nehrinin sol yakası, kaldı 15 sene, bekle beni!




5 yorum:

ŞIKELLA dedi ki...

şeftali ile limon kokuları her zzaman çok yakışıyor canım

Jitterbug dedi ki...

Katılıyorum. :)

Miyaw dedi ki...

selam jitterbug, benim ennn sevdiğim parfüm-dü rive gauche, 2000'e kadar. ben bunu 17 yaşımda falan kullanmıştım zira bana göre hiç de 40ı beklemeye gerek yok, insandan insana değişiyor ya, benim üzerimde o kadar da ağır kokmazdı.. ama yeni versiyon hiç hoş değil bence. aldehitler ve manolya ezildi büzüldü yeni versiyonda, onun yerine büyükkannemin 45 yıllık çantası kokusunu aldı. eskisi cidden çok hoştu. bir bulabilsem intense versiyonunu denemek istiyorum ama bir türlü denk gelmedi maalesef. blogunu çok sevdim bu arada, takipçinim bundan böyle! xoxo!!!

Jitterbug dedi ki...

Aaah ah, ne yazık ki öyle anlamadan okuyorum ki bu yorumları, keşke o zamanlar koklamış olsaydım! :) Çok teşekkürler.

emin ergul dedi ki...

Bence hala cok guzel bir parfum sadece tasimak cesaret isteyen
bir koku.

İzleyiciler

Twitter