lancome etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
lancome etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

O d'Azur


Bir Lancome parfümünden hakkında yazmak isteyecek kadar ilham alacağımı beklemiyordum. Hatta blogumun "kategoriler" kısmından Lancome gibi büyük bir ismin eksik olacak olmasına da üzülüp duruyordum. Sebebi basit; ben Lancome parfümlerinin dilinden pek anlamam.

Mesela yıllar önce hemen her ev gibi bizim evimizi de ziyaret etmiş olan Miracle, parfümleri seven bir insan olduğumu keşfetmemde en büyük geciktirici etkendir herhalde. Sıvısının toz pembe rengi, o zamanki yaşıma nispeten uygun olan masum çiçekleri ve o değişik içkimsi-sivri havasıyla çok sevilesi olduğu ortada olan bu parfüm beni hiçbir zaman içine çekmedi. Her deneyişimde ilk saniyede vaadettiği mutlu dünya ilerleyen saniyelerde havada kaldı, adeta kendi kendini içine hapsetti ve beni iç karartıcı bir kafa karışıklığıyla baş başa bıraktı.

Lancome'un anında zirveye oturan her yeni parfümüyle bu uyuşmazlığım bir kez daha kanıtlandı. Hypnose'u da çok güzel notaların oluşturduğu -her nasılsa- kasvetli bir karışım olarak görüyorum.

Bu genellemenin tek istisnası ise bir dönem annemin kullandığı, ilk defa 1969 yılında üretilmiş olan ve artık bir klasik sayılan O De Lancome oldu. Bu parfüm diğer Lancome parfümlerinin bana çağrıştırdığı tutuculuğun yanından geçmemekle birlikte karşılaştığım en özgün tazeliğin de sahibi. Yeşilin, sarının ve limonun sabun yumuşaklığında benzersiz bir karışımı.

O d'Azur bu sene O De Lancome'un flanker'ı olarak çıktı. Haliyle Lancome konusunda "ne varsa eskilerinde var" diye düşünen ben, bu parfümü denemeye pek niyetli değildim. Neyse ki geçenlerde yaptığım bir alışveriş sonrasında mağazanın fatura makinesi bozuldu, kasiyer beni beklettiği için suçluluk duymuş olacak, aralarında O d'Azur'un da bulunduğu birkaç küçük sample şişesini poşetime ekledi.

Ben de fikrimi şöyle değiştirdim: Ne varsa "O" serisinde var.

Atasının izinden giden, çok sade, çok ferah, çok akıcı bir parfüm O d'Azur.

Üst notalar: bergamut, Amalfi limonu
Orta notalar: pembe biber, Türk gülü, şakayık
Alt notalar: misk, amber çiçeği tohumları, odunsular

Yine bergamut, yine güneş, yine canlılık. Çiçekler yine çok arka planda, arada yüzlerini gösterip havayı yumuşatıyorlar; aslına bakarsanız Eyüp Sabri Tuncer'in limon kolonyasındaki çiçeksiliğe çok benziyor yapısı. Turunçgil ağırlıklı çoğu parfüm gibi güzelliği kullanıcının teninde ortaya çıkıyor, hafif tuzlu tarafı da onu iyice insan doğasına dost yapıyor.

Bana kalırsa bu parfümün keyfine bakmak için tek şart mevsimin yaz olması: Orta yaş mensubu kadınlar için yaratılmış olduğunu tahmin etsem de farklı yaş gruplarının ve hatta erkeklerin de kolaylıkla kullanabileceğini, fakat bahar aylarına bile bırakılmayacak kadar yaza ait olduğunu düşünüyorum.

Diğer yandan O De Lancome'la aynı kategoriyi paylaşsa da, ondan çok farklı olarak yoğun bir akdenizlilik taşıdığını, benzetmem gerekirse aklıma ilk Dolce & Gabbana'nın Sicily'sinin geleceğini belirteyim. Sicily kadar vamp olmadığı kesin, ama onun daha az makyaj seven güzel kız kardeşi olabilir O d'Azur.

Şahsen O De Lancome'un yerini her zaman ayrı tutacağım ve O d'Azur'un küçük sample şişesiyle hevesimi giderdikten sonra muhtemelen kendisini pek aramayacağım. Ama artık Lancome'un yeni çıkaracağı parfümlerin yanından kendilerine bir bakış atmadan geçip gitmek yok.

İzleyiciler

Twitter